Bu Blogda Ara

28 Ocak 2014 Salı

9.Hafta! Sanal mı gerçek mi?

Hamilelik günlüğü ya da haftalığı  tutmak istediğim birşeydi. Fakat gerçek bir ajanda mı yoksa burada blogda mı yazmak konusundaki kararsızlığım devam etmekte. Sanırım güzel gerçek bir defter/ajanda edinip oraya daha samimi birşekilde iç dökebilirim. Bu sırada burada da birşeyler karalamak fena olmaz tabii.






Bugün 8+7 yani 9. haftamız bitiyor. İlk trimesterin çoğu bitti azı kaldı. bu süreçte iki kere doktor gördük, ikisinde de kalp atışlarını duyduk...


İLK ULTRASONUMUZ / 04 OCAK

İKİNCİ ULTRASONUMUZ / 18 OCAK

işte benim küp şekerim oradaaa!!! :) hafta itibari ile küp şekerden biraz daha büyük şuan, yeşil zeytin, iri bir üzüm tanesi gibi yiyeceklere benzetilmekte.

Bu haftanın çoğunu soğuk algınlığı ile mücadele etmekle geçirdiğim için berbat bir haftaydı diyebiliriz. İlaç kullanamadiğim için yavaş toparlanabildim, hala bile biraz hapşuruk ve halsizlik hakim. 2 kere Doktor tavsiyesi üzerine Parol kullandım, hergün 3 adete kadar müsade verilse de ben bu ilaçlari 2 gün ara ile içtim... Ne kadar zararsız dense de ilaç neticede...

Gebelikte grip olmanın rahatsızlık zature boyutuna gelmedikçe bebeğe bir zararı olmuyormuş, ben de çok endişe etmedim. Zaten bu süreci (gebelik sürecini) daha sakin ve abartısız geçirmek niyetindeyim başından beri. Herşey olması gerektiği gibi ilerliyor çok şükür.


15 Ocak 2014 Çarşamba

Çok hoşgeldin 2014!


Nereden başlayacağımı bilmiyorum, 3-4 haftalık bir geçmişi özetlemek gerekiyor sanırım.


Aralık 19-20

Beklenen adetimin çok kısa gecikmesinden ve çok yakında Almanya'ya ablamın yanına tatile gideceğimden emin olmam gerekiyordu... hamile miyim? değil miyim...

19 Aralık Perşembe akşamı evde eczaneden alinan idrar testlerinden yaptiğimda ikinci çizgi çok silik çıktı, Emin olamadim. Hernekadar prospektusunde ikinci çizgi silik çıksa pozitif sayilir yazsa da ne eşim ne annecim ne ben gönül rahatlığıyla sevinebiliyorduk. Cumartesi sabahı uçacağımdan bunu netleştirmek gerekiyordu.

20 Aralık Cuma akşamı iş çıkışı eski mahallemizdeki küçük bir tıp merkezine gittim, gidene kadar çok hevesli olan ben, içeriye girip gebelik testi yaptirmak istiyorum dedikten sonra, "niye geldim", "erken aslinda", "beklemeli miydim", "kesin hamilelik yok" gibi negatif düşüncelerle kendimi sonuca hazırlamaya çalişirken bet suratlı, orta yaşlı bir hanım abla 'gel şuraya da alalım kanını' dedi.Sonucu daha şimdiden görür gibiydim.

Biraz bekledim. sonucun ne zaman çıkacağını resepsiyoniste sorduğumda, 'labaratuvara in, oraya sor' dedi.
sonuçta çok bekleyeceksem çok yakında olan eşimin iş yerine gidebilirdim pekala.

Aşağıya inip o şirin hanım ablaya sormaya kalmadan, 'beklesene kızım, amma sabırsızsın' diyerek geri yollandım.

Yukarı çıktım, son zamanlarda artan tuvalet ihtiyacımdan yine tuvalete gittim, çıkıp beklemeye koyulacaktım ki o abla, sinirli bakışlarıyla elinde bir zarf bana bakıyor. Sempatik bir suratla yanına yanaştim,

'Al, pozitif, hamilesin!'

O an ne olduğunu anlamadım, zarfı aldim. Beynim, kadının vucut diliyle test sonucunu özdeşleştirene kadar dişari çıkmıştım. Hemen telefona sarildim ve gözyaşlarımı tutamadım... Hamileydim...