Nereden başlayacağımı bilmiyorum, 3-4 haftalık bir geçmişi özetlemek gerekiyor sanırım.
Aralık 19-20
Beklenen adetimin çok kısa gecikmesinden ve çok yakında Almanya'ya ablamın yanına tatile gideceğimden emin olmam gerekiyordu... hamile miyim? değil miyim...
19 Aralık Perşembe akşamı evde eczaneden alinan idrar testlerinden yaptiğimda ikinci çizgi çok silik çıktı, Emin olamadim. Hernekadar prospektusunde ikinci çizgi silik çıksa pozitif sayilir yazsa da ne eşim ne annecim ne ben gönül rahatlığıyla sevinebiliyorduk. Cumartesi sabahı uçacağımdan bunu netleştirmek gerekiyordu.
20 Aralık Cuma akşamı iş çıkışı eski mahallemizdeki küçük bir tıp merkezine gittim, gidene kadar çok hevesli olan ben, içeriye girip gebelik testi yaptirmak istiyorum dedikten sonra, "niye geldim", "erken aslinda", "beklemeli miydim", "kesin hamilelik yok" gibi negatif düşüncelerle kendimi sonuca hazırlamaya çalişirken bet suratlı, orta yaşlı bir hanım abla 'gel şuraya da alalım kanını' dedi.Sonucu daha şimdiden görür gibiydim.
Biraz bekledim. sonucun ne zaman çıkacağını resepsiyoniste sorduğumda, 'labaratuvara in, oraya sor' dedi.
sonuçta çok bekleyeceksem çok yakında olan eşimin iş yerine gidebilirdim pekala.
Aşağıya inip o şirin hanım ablaya sormaya kalmadan, 'beklesene kızım, amma sabırsızsın' diyerek geri yollandım.
Yukarı çıktım, son zamanlarda artan tuvalet ihtiyacımdan yine tuvalete gittim, çıkıp beklemeye koyulacaktım ki o abla, sinirli bakışlarıyla elinde bir zarf bana bakıyor. Sempatik bir suratla yanına yanaştim,
'Al, pozitif, hamilesin!'
O an ne olduğunu anlamadım, zarfı aldim. Beynim, kadının vucut diliyle test sonucunu özdeşleştirene kadar dişari çıkmıştım. Hemen telefona sarildim ve gözyaşlarımı tutamadım... Hamileydim...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder