Bu Blogda Ara

28 Mart 2013 Perşembe

Kendin Yap / Dekoratif Çiçek



Bir kaç ay önce yaptiğim İLK projem bu. Kendin yap (Diy) projeleri ile Pinterest ile tanıştım. Öncesinde pek merakım, ilgim yoktu ama Pinterest'teki yönlendirmelerle gittiğim sayfalar, oralardaki projeler aklımı başımdan aldı diyebilirim.

Bu dekoratif çiçeğin yapılışını birebir bir yerde görmedim, 'gül yapımı' görmüştüm misal, (kumaştan ya da kurdeleden), sonra çiçekler, böcekler, evdeki her türlü eşya ile yapılabilecek büyük, küçük objeler, geri dönüşüm materyalleri, kartonlar, danteller, kutular o sitelerde geze geze insanın kafasında her türlü şablon oluşuyor zaten, böyle bir şey çıkıverdi ortaya bir kaç ay önce.

Ben gülleri kumaştan yaptım, eski iki adet tshirt kullandım biri açık pembe diğeri ise koyu pembe. aşağıda malzemelerini yazıyorum.


Dekoratif Çiçek Yapımı;

Malzemeler,

-1 adet strafor top - küçük boy (yapı marketlerde bulabilirsiniz, ben bauhaus'tan almıştım)
-1 adet bali ya da herhangi bir yapiştirici
-Eski giysi kumaşi (bu gülleri kurdelelerden yapabilirsiniz, sanırım yapımı daha kolay olacaktır.)
-1 adet ağaç dalı (bu dal uyumsuz oldu biraz, belki ilerde boyayabilirim, malzemem yoktu onu koydum)

Yapılışı,

Straforun boyutu küçük olduğu için çok büyük olmayacak şekilde güller yapmam gerekiyordu. Göz kararı ebatlarda kesip, kestiğim parçaları içe doğru kıvırdığımda güller ortaya çıktı zaten, yaptiğim her gülü biriktirmeden topa yapiştirdim (renkleri birbirine uyumlu olacak şekilde). gülü kumaşı kıvırarak tamamladıktan sonra ucunu kumaşa minik bir parça yapiştirici ile yapiştiriyoruz.

Ufak bilgi; bali straforu eritiyor, top gözükmese de ben kullandığım kumaştan kesip topu komple kaplayıp gülleri oyle yapiştirdim.

Yapması çok eğlenceli, obje ortaya çıktıkça heyecan daha da artıyor. ve sonuç? Bence hiç de fena değil.

Kolay gelsin :)





19 Mart 2013 Salı

Bir Film / A SINGLE MAN


Dün akşam epeydir "izlenecekler" klasörümüzde bulunan fakat İsveççe altyazı sorunsalımızdan ötürü izleyemediğimiz bir filmi izledik. "A Single Man". Aynı isimli Christopher Isherwood romanından uyarlama.

Kitabı okumadım. Film hakkında IMDb'deki birkaç karşılaşmamdan başka bir fikrim yoktu. İyi ki de yoktu, hakkındaki boş zihin odam hayranlıkla doldu. Filmin yönetmeni yeni bir isim (bizim için). Tom Ford. Kendisi moda ile ilgiliymiş (bugünkü bir kaç araştırmamdan öğrendiğim kadarıyla) ve ilk filmiymiş A Single Man.



Filmde en çok anlatım gücünü sevdim, duyguları yansıtma biçimi çok farklıydı, yavaş bir film ama o yavaşlıktaki anlatım gücü muhteşemdi. Aşırısız, dolaysız, yalın ama çok güçlü bir anlatım. Bunda başrol oyuncularının da (Colin Firth, Julian Moore) payı büyük ama yine de ben şiir gibi bir film çekilebildiği için büyük payın yönetmende olduğunu düşünmekteyim.

Hakkında çok konuşmaya gerek yok. Abel Korzeniowski imzalı müzikleri ise filmi alıp götürüyor.




 

15 Mart 2013 Cuma

Yalçın Tosun / Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler




Yalçın Tosun / Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler

Sanıyorum bu yazar ile Yekta Kopan sayesinde tanıştım kısa bir süre önce. Daha fazla 'öykü' okumak gerek diyerek giriştiğim 'öykü okuma' serüvenimde yeni yazarlar ve kitaplar kazanmanın 'buruk' sevinci var boğazımda. Buruk çünkü dün akşam oturup bir solukta bitirdiğim bu incecik ama dev kitap için ifade edilebilek kelime bence 'buruk'.

Kitap yorumuma geçmeden önce kapak tasarımında kullanılan resim de acı kavun. Hiç acı kavun yemedim fakat kitap bitince tadını damağımda hissettim. 16 kısa hikaye, hepsi kısacık hikayeler.

Şaşkınlık...
Bir erkek olarak kadın karakterin dilinden yazmak kolay değildir, fakat Yalçın Tosun'un bir hikayesinde yaptığı bence bambaşka.
Mesleki kimliğinden kurtulamamış, eğitimli bir annenin aile içi iletişimsizliği ve kızı ile olan hesaplaşmasında yansıttığı duygular, karşılıklı bu duyguların dışa vurumları, zihin oyunları ve konuşmaları.
Bunları cinsiyet ayrımı yapmıyorum insan olarak da ayrıştırmak ve öyküleştirmek epey zor fakat bir erkek olarak bir kadının iç dünyasındaki alemi kaleme almayı başarmış olduğu için ayrıca takdir edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

yazarın zaten hayranlık ve şaşkınlık uyandıran diğer bir yönü ise henüz genç olmasına rağmen 'yaşlılık üzerine'
karakterlerini ustalıkla yaratabilmesi.

Aileler...ne sırlar, trajediler barındırır geçmişinde, isimlerinde, çocukluklarında, mesleklerinde, cinsiyetlerinde, gençliklerinde, yaşlılıklarında, mutlu aile tablolarinin ardında olan da bu sırlar değil midir?

Bütün hikayelerini  çok beğendim fakat 'ölüler uzar'daki anlatım dili ile o acı kavun'un tadını yavaştan hissetmeye başlıyorsunuz.

Tüm hikayelerdeki karakterler capcanlı şuan düşümde. Hepsi kanlı canlı öylece duruyor, duracak... Nesli, Saliha, Cevher, Meltem ve diğerleri...


Bu kitabı okuyunuz, okutturunuz... Aileniz hatırına...

14 Mart 2013 Perşembe

Çay / Kahvaltı Takımları - ALASIM VAR


Son zamanlarda bir vintage / provence çılgınlığı almış başını gidiyor ki ben de bu akımdan fazlasıyla etkilenmiş durumdayım... yani etkilenmemek zaten pek mümkün değil, o pastel, çiçekli, kelebekli yemek/kahvaltı takımları epey zamandır aklımda. Konuyla ilgili nette bayağı bir araştırma içerisindeyim...
Şimdilik favorim Bernardo fekat tabi onun da kendi içinde bir araştirma yapınca takım halinde satılan kahvaltı setlerinden ziyade aylık kampanyalarından kendi setini oluşturmak bana daha cazip geliyor...
LACE PINK/ Önce yukarıdaki Lace Pink kahvaltı takımını gözüme kestirdim...
32 parça 299 TL. kampanyalı ayın ürünlerinde Lace Pink ya da
aşağıdaki diğer beğendiğim takım Rosalinda yoktu... ki o set 349 TL. 

Ben ayrı ayrı kampanyalı Rosy kahvaltı takımı ürünlerinden almayı planlıyorum kısa süre içinde:) onları da sipariş ettiğimde paylaşacağım...

Bernardo harici evmanya.com sitesinde The Mia ve Limbo home marka bir sürü vintage ürün var... 



6 Mart 2013 Çarşamba

Roc Cilt Bakımı


Kasım ayında kozmetikcim.com'dan yaptığım cilt bakımı alışverişi ile ilgili...


Cildim sigarayı bıraktıktan sonra daha da yağlandı ve akne problemi oluşmaya başladı ne yazık ki... Öyle çok cildine özen gösteren biri de değilim ve özenmeye karar verdim nihayetinde...
İnternetteki araştırmalarım sonucu Roc'un ürünlerini denemek de karar kıldım...

Tonik hariç diğer ürünlerle ilgili Türkçe sayfalarda, bloglarda ya da kuluplerde çok yoruma ulaşamadım umarım bu yazacaklarım birilerinin işine yarar...

Roc dermatologic purif-ac blemish correction emulsion'ın iddiası kırmızı lekeler, siyah noktalar ve aknelerle savaşarak onları kısa sürede yoketmek... İtiraf edeyim bu ürünü aldığım ilk zamanlar adam akıllı kullanmadım, şimdi 10 gündür kullanıyorum (sabah ve gece)... Yabancı bir kaç sitede okuduğum yorumlarda, ciltteki sivilceleri kusturduğu ilk etapta daha da sivilcelendirdiği yazıyordu... açıkçası şuan ben de o durumdayım... Acıyan, iri iri, içi dolu sivilcelerim meydana geldi hatta çene kısmımda altta çıkamayan dolu olgular va... şimdilik hala tedavi aşamasinda yani...

Bir de Baktım Yoksun

Ben Yekta Kopan'ın kalemi ile çok yeni tanıştım, evet bunu bir kayıp olarak görmekteyim..
Bir De Baktım Yoksun'u yeni bitirdim sayılır. Açıkçası bu tür romantik isimli kitaplara olan önyargımdan utandım,  bunu burada itiraf etmem biraz rahatlatsa da yeterli değil. Neyse... Bu öykü kitabı beni biraz sarstı...

Her öykü kendi içinde apayrı bir dünya, başka hayatlar sunuyor fakat hepsinde de baba-oğul ilişkisi en derinden hissediliyor. Kitabın etkisinden birkaç gün kurtulamadım... Belki abarttığımı düşüneceksiniz belki de siz de hissettiniz, fakat hissettiğim bu. İçerde olan birşeyleri kurcalamak, hiç inmediğimiz bodrum katının kapısını aralamak, içeri girmek gibiydi benim için bu hikayelerle karşılaşmak. 

Yakın ama çok uzak bir ülkede olan babamla yaşadığımız geçmişimizi, onun kendi yaşadığı ayrı geçmişini, ve olmayan geleceğimizle hesaplaştım, bu kitabı okumak zordu, yavaş yavaş okudum.

''... Bana etkileyici bir söz söylemiş olmanı çok isterdim baba. Şöyle havalı bir şeyler söyleyeceksin, ben de hemen defterimi çıkarıp not alacağım. Sonra bir gün, olur da kitaplar yazan biri olursam, hikayelerimden birine şöyle başlayacağım ; "babamın hiç unutmadığım bir sözü vardır..." Bu cümlenin arkasına, senin insanın ruhunu bedeninden ayıran sözünü yerleştireceğim ve hikaye gürül gürül akmaya başlayacak. Söylemedin ama. "

Şimdi şimdi 'öykü' okumaya daha çok özeniyorum. Bir kaç kitap sipariş ettim, bugün yarın elimde olur...

Onları da paylaşırım.

Ben yatıyorum sana da iyi uykular diliyorum.