Ben Yekta Kopan'ın kalemi ile çok yeni tanıştım, evet bunu bir kayıp olarak görmekteyim..
Bir De Baktım Yoksun'u yeni bitirdim sayılır. Açıkçası bu tür romantik isimli kitaplara olan önyargımdan utandım, bunu burada itiraf etmem biraz rahatlatsa da yeterli değil. Neyse... Bu öykü kitabı beni biraz sarstı...
Her öykü kendi içinde apayrı bir dünya, başka hayatlar sunuyor fakat hepsinde de baba-oğul ilişkisi en derinden hissediliyor. Kitabın etkisinden birkaç gün kurtulamadım... Belki abarttığımı düşüneceksiniz belki de siz de hissettiniz, fakat hissettiğim bu. İçerde olan birşeyleri kurcalamak, hiç inmediğimiz bodrum katının kapısını aralamak, içeri girmek gibiydi benim için bu hikayelerle karşılaşmak.
Yakın ama çok uzak bir ülkede olan babamla yaşadığımız geçmişimizi, onun kendi yaşadığı ayrı geçmişini, ve olmayan geleceğimizle hesaplaştım, bu kitabı okumak zordu, yavaş yavaş okudum.
Şimdi şimdi 'öykü' okumaya daha çok özeniyorum. Bir kaç kitap sipariş ettim, bugün yarın elimde olur...
Onları da paylaşırım.
''... Bana etkileyici bir söz söylemiş olmanı çok isterdim baba. Şöyle havalı bir şeyler söyleyeceksin, ben de hemen defterimi çıkarıp not alacağım. Sonra bir gün, olur da kitaplar yazan biri olursam, hikayelerimden birine şöyle başlayacağım ; "babamın hiç unutmadığım bir sözü vardır..." Bu cümlenin arkasına, senin insanın ruhunu bedeninden ayıran sözünü yerleştireceğim ve hikaye gürül gürül akmaya başlayacak. Söylemedin ama. "
Şimdi şimdi 'öykü' okumaya daha çok özeniyorum. Bir kaç kitap sipariş ettim, bugün yarın elimde olur...
Onları da paylaşırım.
Ben yatıyorum sana da iyi uykular diliyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder